Shadow

Kendime Düşünceler Kulüp Toplantısı

28 Mart 2020 de online olarak yaptığımız toplantımızda ‘Kendime Düşünceler’ için Kaktüs Düşünce üyelerinin yaptığı toplantı tutanağı aşağıdadır.

Toplantıda geçen Kendime Düşünceler Kitap Alıntıları için Tıklayınız

Kendime Düşünceler Kulüp Toplantısı

Nazime Ceren:

Pekâla

“Bedenin bu hayata direnirken, ruhunun pes etmesi yüz kızartıcıdır” Sayfa 58
Ben her gülüşün içinde mutlak bir kırgınlığın olduğu gibi ; her gücün içinde de bir güçsüzlük olduğuna inanırım. Biz canlılar aslında bütün gücümüzü o mutlak güçsüzlüğü kapatmak için kullanırız… Belki de çoğumuz öyle güçsüz bir anda bir kitapla dolayısıyla yeni bir dünya ile tanışmışızdır, ruhumuz pes etmeye yüz tutmuşken. Öyle bir söz ki üstüne saatlerce konuşulabilir… Bunu okuduğum andan itibaren hiç aklımdan çıkmıyor

Ahu

ben de aynı fikirdeyim seninle .. her gücün içinde mutlaka güçsüz bir taraf var ama o güçsüzlüğü yenebildiğin zaman işte asıl gücü o zaman yaşıyor insan.. ruhun pes etmesi korkunç geliyor bir durum zaman zaman hepimiz yaşamışdır işte o an kuvvetli bir kitap seni kendine getirebiliyor ama bence önce inanmak

[10:09:33 PM]Merve Kart:

Nazime Ceren

> “Bedenin bu hayata direnirken, ruhunun pes etmesi yüz kızartıcıdır” Sayfa 58 Ben her gülüşün içinde mutlak bir kırgınlığın oldu

Evet, bazen hayatımız istediğimiz gibi gitmiyor ya da gidiyormuş gibi yapıyor. Bende böyle zamanlarda enerjimi sevdiklerimden ve mizahtan alırım. Gülerken sanki içimden bir şeyler akıp gider de umudum yerine gelir.
Gerçekten her ne olursa olsun,
Her ne olursa
İnsan önce Umudunu, sonra da inancını kaybetmemeli.
Ben buna inandım ve bunu yaşıyorum

[10:10:30 PM]

[10:11:42 PM]Şəhla R:

Mərhabalar. Bu mənə bir az Hüqonun bu fikrini andırdı. Bəzən elə dəqiqələr olur ki, ruh bədənin vəziytətindən asılı olmayaraq diz çökür. Məncə, mütləq güclülük, mütləq zəiflik deyə bir şey yoxdu həyatda. Hamımız zaman zaman yorulur, zaman zaman bezirik. Ancaq o an bir kitab, əl, bir səbəb yetərli olur yenidən özümüzə gəlməyə. Təbii sağlam psixologiyada isək.

 [10:14:00 PM]Fatma Doğanyiğit:

Bu görüşe bakarsak pes ettiğin zamanlarda iç gücünden aldığın etkiyle devam ediyoruz o zaman pes eden ruh olmuyor yine söz tam tersini ifade etmiş olmaz mi?

[10:16:48 PM]Sıla Kayan:

Fatma Doğanyiğit

> Bu görüşe bakarsak pes ettiğin zamanlarda iç gücünden aldığın etkiyle devam ediyoruz o zaman pes eden ruh olmuyor yine söz tam t

pes ettiğimizi bilincimize yerleştirirsek ruhumuzun etkileneceğini düşünüyorum ben

[10:17:17 PM]Экрем:admin

kaybedenler değil pes edenler yenilir derler

[10:17:53 PM]Fatma Doğanyiğit:

Evet doğru ama paylaşılan söz bedenin direndiği yerde ruhun pes etmesi söyleniyor

[10:18:17 PM]Şəhla R:

Aha bilirəm, oxudum haqqında da. Universitet dönəmindən Pedaqogika tarixindən də adı tanış idi. Əsəri oxumaq indiyə qismət oldu, sizləri vəsilesiylə. Hüqonun fikri bir az daha tərsdən getmiş, ancaq bənzər oluduğu üçün xatırlatdı mənə

[10:18:21 PM]Ahu Hocam:admin

ben paylaşıyorum o zaman

Sabahları canın yataktan çıkmak istemediğinde, hemen şöyle düşün:”Bir insanın görevini yerine getirmek için kalkıyorum.Bunu yapmak için için doğdum, bu dünyaya bunun için getirildim, peki ama neden yakınıyorum öyleyse ? Yataktan çıkmayıp yorganı başıma çekmek için mi yaratıldım yoksa? benim alıntım bu arkadaşlar…. ve neden bu hayatta varım sorusu sürekli beynimde dolaşıp durur. bunu bulmak için yıllardır çabalıyorum. ve benim görevimin insanlara yardım etmek ve bildiklerimi koşulsuz paylaşmak olduğunu kavradığımdan beri her davranışım bu yönde oldu. bu kitabı okuduğumda hayat felsefeme bir cümle daha eklenmiş oldu. belli mi olur belki de yarın ya da öbür gün hayata geliş amacımın başka bir nedeni olduğunu keşfederim

[10:20:08 PM]Şəhla R:

Zatən ruh pes edər ruhdan düşərik deyirik, ancaq yenidən toparlandığımız zamanda bir şey üçün ruhlandıq deyərik

[10:22:07 PM]Şəhla R:

Ahu Hocam

> Sabahları canın yataktan çıkmak istemediğinde, hemen şöyle düşün:”Bir insanın görevini yerine getirmek için kalkıyorum.Bunu yapm

Bu fikri məndə çox sevmişdim və yorulduğum zaman buna bənzər şəkildə motivə edirəm özümü hər zaman

[10:22:31 PM]Merve Kart:

Ahu Hocam

> Sabahları canın yataktan çıkmak istemediğinde, hemen şöyle düşün:”Bir insanın görevini yerine getirmek için kalkıyorum.Bunu yapm

Ne kadar kıymetli ve onurlu bir davranıştır ki hayata gelmenin amacını sorgulamak.
Bende bunu sorgulamaya üniversiteye başladığından beri kademeli olarak devam ediyorum.:) Her insanın geldiği ve gideceği bir yer var.Ve de zamanı. Ben en çok olmam gereken yerde olmam gereken zamanda olmak istiyorum.

[10:23:41 PM]Atiye:

Ahu Hocam

> Sabahları canın yataktan çıkmak istemediğinde, hemen şöyle düşün:”Bir insanın görevini yerine getirmek için kalkıyorum.Bunu yapm

Benim de sevdiğim alıntılardan biri buydu 🙂 bu alintiyla karşılaşmadan önce de sabahları derse gitmek için uyanamadığımda böyle uyandırmaya çalışırdım kendimi 🙂

[10:24:43 PM]Kader Aydın:

İnsanlar hep tek ben miyim, o da yatıyor ben yatsam bir şey olmaz, gibi algılıyor ve bu bir döngü şeklinde gelişiyor. Mesela çöp atmak da öyle ben atarsam başkası da benden görüp atar. Ama ben atmazsam o atmadı bende atmayayım der. Bence insan olarak birbirimizi taklit ediyoruz.

[

Kendime Düşünceler Kulüp Toplantısı

[10:27:17 PM]Merve Kart:

Kader Aydın

> İnsanlar hep tek ben miyim, o da yatıyor ben yatsam bir şey olmaz, gibi algılıyor ve bu bir döngü şeklinde gelişiyor. Mesela çöp

Benimde bunu düşündüğüm zamanlar oldu ve durum içinde en doğru olanı yapmaya çalışıyorum. Birilerine örnek olabilirim diye:smile:

[10:27:19 PM]Esra:

Ben geçen yıl 1k da inceleme olarak paylaşmıştım beğendiğim yerleri, etkilendiğim alıntıları ve kitap hakkındaki fikirlerimi. Tüm fikirlerimin özeti olarak onu sizinle paylaşmak isterim.
http://1000kitap.com/gonderi/39903350

1000Kitap

Esra Kendime Düşünceler’i inceledi.

Marcus Aurelius (MS 121-180)’un Kendime Düşünceler adlı eseri 12 kitaptan oluşmaktadır. Roma impartoru iken yaptığı sefer sırasında yazmaya başladığı…

[10:28:01 PM]Kader Aydın:

Merve Kart

> Benimde bunu düşündüğüm zamanlar oldu ve durum içinde en doğru olanı yapmaya çalışıyorum. Birilerine örnek olabilirim diye

[10:28:35 PM]Sıla Kayan:

“Çünkü insanın çekileceği en güzel yer kendi içidir.” Sayfa 35
Kızdığımızda üzüldüğümüzde veyahut mutlu olduğumuzda kendimizi dinlemeliyiz. Alıcağımız kararları atacağımız adımları belirlememizde yardımcı olucaktır diye düşünüyorum. En iyisi de kendi kendimizi tanımamıza fırsat vermiş oluruz. Kendimden örnek vermek istiyorum kitaplar sayesinde müziğe olan ilgimi fark ettim :relaxed:

[10:28:38 PM]Экрем:admin

birilerine ayna olmak çok önemli bence

 [10:31

[10:31:36 PM]Merve Kart:

Varolan ve doğan her şeyin nasıl hızla geçtiğini, yokolup
gittiğini düşün sık sık. Çünkü madde durmadan akan bir ırma­ğa benzer, etkinlikleri sürekli dönüşümlere uğrar, değişkeleri sonsuzdur, hemen hemen hiçbir şey dural değildir, elini uzatsan tutabileceğin kadar sana yakın olan şey bile.”

Benimde en çok etkilendiğim yer burası.
Benim değişmeye ve dönüşmeye direnç gösterdiğim bir dönemim oldu ve bu dönemde öğrendiğim en önemli şey kabullenmek ve devam etmek.
Daimi değişime ve gelişime sabrederek açık olmak.
Akışta olmak.
Hayata güvenmek ve teslim olmak.
Sizinle paylaştığım bu düşünceler benden birer parça ve dile getirdikçe iyi hissediyorum.:)
Teşekkür ediyorum.:)

[10:32:05 PM]Sıla Kayan:

> Ahu

> sılacım bunu keşfetmiş olman bu işi iyiki gönül vermişim dedirtti bana bundan daha güzel ne olabilir

sayenizde hocam ?

[10:32:51 PM]Fatma Doğanyiğit:

Herkes bir dağ başı bir deniz kenarı bir yerlere gitmek ister. Ama en iyi gideceğin yer kendi içindir diyordu. 4. Kitap 3. Kısım gerçekten çok iyi.

[10:33:17 PM]Merve Kart:

Sıla Kayan

> “Çünkü insanın çekileceği en güzel yer kendi içidir.” Sayfa 35 Kızdığımızda üzüldüğümüzde veyahut mutlu olduğumuzda kendimizi di

İçe bakış…
İç sesi dinleyiş…
Daha ne olabilir ki insanın kendini tanıması için kendine tanıdığı en büyük fırsat :)))

[10:33:54 PM]Ahu Hocam:admin

bazen nasıl direniyoruz kendimize nefsimize yenik düşüp cahil bırakıyoruz kendimizi işte merve tam da burda kendine gelmek için alıntın harika

[10:35:01 PM]Fatma Doğanyiğit:

Merve Kart

> Varolan ve doğan her şeyin nasıl hızla geçtiğini, yokolup gittiğini düşün sık sık. Çünkü madde durmadan akan bir ırma­ğa benze

Kitapta genel olarak bu fikir vardı. Hatta o kadar kabul ettirmeye çalışmış ki 4 defa falan bu sözün benzerleri vardı. Benim saydığım gözüme çarpan 4 daha fazla olabilir. :see_no_evil:

[10:35:55 PM]Merve Kart:

Ahu Hocam

> bazen nasıl direniyoruz kendimize nefsimize yenik düşüp cahil bırakıyoruz kendimizi işte merve tam da burda kendine gelmek için

İnsanın en büyük kötülüğü kendisine hocam

[10:36:05 PM]Fatma Doğanyiğit:

Ahu Hocam

> bazen nasıl direniyoruz kendimize nefsimize yenik düşüp cahil bırakıyoruz kendimizi işte merve tam da burda kendine gelmek için

:+1:

[10:37:03 PM]Atiye:

Fatma Doğanyiğit

> Kitapta genel olarak bu fikir vardı. Hatta o kadar kabul ettirmeye çalışmış ki 4 defa falan bu sözün benzerleri vardı. Benim say

Genel olarak neredeyse her düşünceyi başka cümlelerle tekrar etmiş aslında kitapta. Sayfa sayısını tam hatirlamiyorum ama atıyorum 100 sayfaysa 70 sayfalık bir kitap olabilirdi :/ dikkatimi çekti bu durum

 [10:37:32 PM]Fatma Doğanyiğit:

Tabiki ama bir yeri yazmam gerekiyor beklemeyelim ben bir kişi daha yazsın ondan sonra göndereyim

[10:37:53 PM]Ahu Hocam:admin

kitaptaki mantık şu bazen bir şeyi çok tekrarlayıp kafaya kazımak için kullanılmış bir yöntemdir bu

[10:38:41 PM]Экрем:admin

Kimi şeyler doğma, kimileriyse ölme telâşında; doğmakta olan şeyin bir parçası şimdiden ölüyor, ya da çoktan öldü bile; ama bu sonsuz akış ve dönüşüm dünyayı sürekli olarak yeniler, tıpkı artsız aralıksız akıp giden zaman ırmağının
sonsuzluğu yenilemesi gibi. Hiçbir şeyin durmadığı bu ırmakta
hızla akıp giden şeylerin hangisine değer verebilir insan? İnşanın; daha uçarken görüp gönül verdiği bir serçenin ona sevdalanır sevdalanmaz, kanat çırparak gözden yitip gitmesi gibi.
Her birimizin yaşamı, kandan soluk vermek ve havadan soluk
almaktan başka bir şey değildir. Tıpkı havayı ciğerlerimize çekip sonra onu geri vermemiz gibi, daha dün ya da önceki gün
sahip olduğumuz tüm soluma gücünü, onu aldığımız kaynağa
geri veriyoruz şimdi.

sayfa 85 not aldığım bir yer

[10:40:48 PM]Fatma Doğanyiğit:

Atiye

> Genel olarak neredeyse her düşünceyi başka cümlelerle tekrar etmiş aslında kitapta. Sayfa sayısını tam hatirlamiyorum ama atıyor

Ben bu yüzden çok sıkıldım okurken hatta aynı düşüncelerin geçtiği yerleri çıkarıp numaralandırdım

[10:41:08 PM]Merve Kart:

Экрем

> Kimi şeyler doğma, kimileriyse ölme telâşında; doğmakta olan şeyin bir parçası şimdiden ölüyor, ya da çoktan öldü bile; ama bu s

Nefes…
Hayatın özü değil midir,zaten?
Ve insanın aslında nefesi dışında hiçbir şeye ve hiç kimseye sahip olmadığını hatırlatıyor.

[10:41:10 PM]Atiye:

Экрем

> Kimi şeyler doğma, kimileriyse ölme telâşında; doğmakta olan şeyin bir parçası şimdiden ölüyor, ya da çoktan öldü bile; ama bu s

Aslında her şey bir değişim içinde. Değişim ve dönüşüm döngüsü. Değişen şeyler yok olmuyor, başka bir şeye dönüşüyor. Her son bir başlangıç misali. Güzel bir alıntıydı

[10:43:20 PM]Ahu Hocam:admin

tutkulardan arınmış bir zihin güçlü bir kaledir… sultan bu da beni çok etkiledi

[10:43:43 PM]Sultan Seçen:

Ahu Hocam

> tutkulardan arınmış bir zihin güçlü bir kaledir… sultan bu da beni çok etkiledi

 [10:43:59 PM]Fatma Doğanyiğit:

Kaynağa geri dönüş, ölüm, bedenin Geri dönüşümü bunları çok güzel örneklendirmiş. Bu da en son 8. Örnek ile numaralandırmıştım. Hatta bu konu üzerine bu kadar açıklama yapması, örnek vermesi kendine ölğmğ kabullendirmeye çalışması gibi geldi. Ölüm korkusu mu var acaba Aurelius un diye düşünmekten alamadım kendimi

[10:44:11 PM]Merve Kart:

Sultan Seçen

126.sayfadan yaptığın alıntıya okurken, bazı davranışları sırf başkalarını tatmin etmek için yaptığımı hatırladım.
Bı kaç zaman önce.
Bazı arkadaşlarımın sevgisini kazanmak için…
Çok saçmaydi.
Sadece kendimden ödün vermeme neden oldu.

[10:44:12 PM]Экрем:admin

antoninus agustus evren,doga,akıl,ölüm, yaşam ve insan üzerine derin düşünceler paylaşmış

[10:44:13 PM]Ahu Hocam:admin

Экрем

> Kimi şeyler doğma, kimileriyse ölme telâşında; doğmakta olan şeyin bir parçası şimdiden ölüyor, ya da çoktan öldü bile; ama bu s

tanrı inancına bağladığı yerlerden bir tanesi. ondan geldik ona dönücez

[10:46:57 PM]Atiye:

Fatma Doğanyiğit

> Ben

Siz paylaşın önce isterseniz 🙂

[10:46:59 PM]Fatma Doğanyiğit:

Ben öncelikle kitabı takip etmekte zorlandığımı ifade edeyim. İki defa okudum. Kitap yazıldığı dönemle kıyaslanınca çok ileriye dönük günümüz sorunları da var içinde ancak ben aurelius un bir çok yerde kendiyle çeliştiğini gördüm. Buna rağmen öyle yerler var ki kesinlikle baş ucu olabilecek hayat görüşünüz haline gelmesi gereken sözler de var bu yüzden anlamak için zorladım kendimi. Çelişen yerleri de isterseniz atabilirim. Kafama takılan yerleri. Şimdilik en beğendiğim üç yer oldu kitapta:
1. Bir cesedi şartlanmış ufacık bir ruhsun sen. Kitabın bir çok yerinde bunun açıklamaları var. Bedenin ölümü, ruhun değeri. Epiktetos tan alıntı bir sözdü.
2. 2. Kitap 13’ te: kendi içindeki ilahi zekaya uymanın ve ona gerçek bir saygı göstermenin yeteceğini idrak edemeyip, etrafındakilerin yaşamlarını tahmin etmekle uğraşandan daha zavallı değildir. Saygı; hırstan, amaçsızlıktan, tanrılardan ve insanlardan gelen her türlü memnuniyetsizlikten uzak ve temiz tutar insanı.
Burda son cümlenin başında saygı sözcüğünden sonra virgül kullanmış onu lütfen noktalı virgül yapmanızı tavsiye ederim. Anlam kargaşası oluyor yoksa.
Bu söz için ben öğrencilerime de hep derim. “Boş insandan korkun.” Diye. Allah hepimizi boş insandan korusun gerçekten.
3. Kötülerin hata yapmamalarını ummak deliliktir. Çünkü bu imkansızı istemektir. Fakat başkalarına kötülük yapmalarına razı olmak, sana yapmamalarını ummak da zalimliktir ve bir Tirana yaraşır ancak.

[10:48:51 PM]Mehmet:

V. Kitap [1]

Sabahları kalkmayı canın istemedikçe şunu hatırla: “İnsanlık görevi için kalkıyorum.” Eğer bunun için doğduysam, bunun için dünyaya gönderildiysem neden huysuzlanıyorum? Çarşaflara örtülere sarılıp kendimi ısıtayım diye mi yaratıldım? “Fakat bu daha keyifli.” Öyleyse keyif çatmak için mi dünyaya geldin, eyleme geçmek, çaba harcamak için değil mi yani? Bitkilerin, küçücük kuşların, karıncaların, örümceklerin, arıların üstlerine düşen her şeyi yaptıklarını, ellerinden geldiğince dünyanın düzenine katkıda bulunduklarını görmüyor musun? Ve sen insanların görevlerini yerine getirmesini istemiyorsun öyle mi? Kendi doğanın sana buyurduklarını yapmakta acele etmeyeceksin öyle mi? “Fakat dinlenmem gerek.” Tabii ki, benim de dinlenmem gerek. Yine de doğa yemek, içmek gibi bunun da ölçülerini ve sınırlarını belirlemiştir, oysa sen yararlı dinlenme ölçüsünü aşıyorsun. Fakat eyleme gelince gereğinden azını yapıyorsun, hatta payına düşen ölçünün altında kalıyorsun. Aslında sen kendini sevmiyorsun; sevseydin doğanı ve doğanın gereğini de severdin.

[10:50:41 PM]Sıla Kayan:

Mehmet

> V. Kitap [1] Sabahları kalkmayı canın istemedikçe şunu hatırla: “İnsanlık görevi için kalkıyorum.” Eğer bunun için doğduysam, b

işine gelmiyor diye söz vardır ya o aklıma geldi ?

[10:50:49 PM]Merve Kart:

Mehmet

> V. Kitap [1] Sabahları kalkmayı canın istemedikçe şunu hatırla: “İnsanlık görevi için kalkıyorum.” Eğer bunun için doğduysam, b

Eyleme geçmek …
Gerçekten çok önemli.
Bence bir şeyi istemekle bir şey olmak arasındaki en büyük fark.

[10:53:07 PM]Ahu Hocam:admin

Mehmet

> V. Kitap [1] Sabahları kalkmayı canın istemedikçe şunu hatırla: “İnsanlık görevi için kalkıyorum.” Eğer bunun için doğduysam, b

işte aynı düşünceler bende

[10:53:55 PM]Atiye:

“Sana dürüst davranmak istiyorum.” diyen kişi, nasıl da yozdur, nasıl da iki yüzlüdür. Sen ne yapıyorsun arkadaş? Bu sözlere ne gerek var?”

Gerçekten şöyle bir düşününce, “doğrusunu söylemek gerekirse” gibi bir kalıp bile var dilimizde. Neden “doğrusunu söylemek gerekirse?” Normalde bunu yapamıyor musun? Yapmak mı istemiyorsun? Aslında yalan zihinlerimize ve ruhumuza öyle işlemiş ki; sözcüklerimize, cümlelerimize dökülür olmuş. İkiyüzlülüklerimizden biri yalan. Ve bu alıntının konusuna “söze dökülen ikiyüzlülük” adını verdim. Bir de “davranışa dökülen ikiyüzlülük” var ki, yazar bundan da bir şeyler yazmış. Şöyle:
” Birbirlerini küçümsüyorlar, gene de birbirlerini pohpohluyorlar; birbirlerinden üstün olmak istiyorlar, gene de birbirlerinin önünde saygıyla eğiliyorlar.”

[10:54:23 PM]Şəhla R:

Biri seni suçlar, senden nefret eder ya da birileri seni in­citecek şeyler söylerse, ruhlarına yakından bak, ne tür insanlar olduklarını gör. Senin hakkında şöyle ya da böyle bir fikir oluş­turacakları için kendine eziyet etmene değmediğini anlayacak­sın o zaman. s. 127

Ölümden korkan; ya bilincin yitmesinden ya da onun değişmesinden korkar. Ama eğer bilinç artık yoksa, hiçbir kötülüğün bilincine varmazsın; eğer farklı bir bilince sahip olursan, yalnızca başka türlü bir varlık olursun ve yaşamın sona ermez. s. 119
Ölüm qorxusu yaşadığımız bu günlərdə ölümə bir az daha fərqli baxmağıma səbəb oldu.

Kötülük genel olarak dünyaya zarar vermez, özellikle de, dilediği anda kendi istemiyle ondan kurtulma gücüne sahip kılınmış kişiden başkasına zarar vermez. s. 118

Ən çox sevdiklərim və ağlımda qalanlar bunlar oldu. Ümumiyyətlə, altını xətlədiyim çox fikir oldu. Xüsusilə, ölüm, ağrı, acı, başımıza gələn fəlakətlərə dözməklə əlaqəli hissələri düşündürdü.

[10:55:02 PM]Kader Aydın:

Başkaları ne söylerse söylesin ya da ne yapıyorsa yapsın” benim iyi olmam gerekir.” İster altın,zümrüt veya mor rengin şöyle söylemesi gibi:”Kim ne derse desin ya da ne yaparsa yapsın, ben rengini yitirmeyen bir zümrüt olacağım.
Sayfa:67

Bu cümleden etkilendim. Çünkü günümüzde de dendiği gibi “Başkalarının düşünceleri senin hayatını etkilemesin.” Aynı cümle gibi o zamanlarda aynı konu olması, zaman hep aynı değişen insanlardır bence. Bu hayatı kendimiz yaşayacağım için en iyisi uygun görerek seçimler yapmalıyız.

[10:55:58 PM]Merve Kart:

Atiye

> “Sana dürüst davranmak istiyorum.” diyen kişi, nasıl da yozdur, nasıl da iki yüzlüdür. Sen ne yapıyorsun arkadaş? Bu sözlere ne

O kadar iyi anladım ki.
Gerçekten de öyle.
Bana göre birbirimizi doğru anlamıyoruz ve tepkiden korkuyoruz.
Zaten ki yapılan her davranışın altında sadece iki duygu var;
1.Sevgi
2.Korku

[10:55:59 PM]Ahu Hocam:admin

Şəhla R

> Biri seni suçlar, senden nefret eder ya da birileri seni in­citecek şeyler söylerse, ruhlarına yakından bak, ne tür insanlar old

ölüm insanı ürpertsede balış açılarımızda gizli her şey

Merve Kart

> Eyleme geçmek … Gerçekten çok önemli. Bence bir şeyi istemekle bir şey olmak arasındaki en büyük fark.

Bir şey olmaktan ziyade, çabalamak daha önemli. Çünkü bu dünya adaletli bir yer değil. Lakin çabayı görecek göz ve gönül lazım.

[10:56:58 PM]Ahu Hocam:admin

Kader Aydın

> Başkaları ne söylerse söylesin ya da ne yapıyorsa yapsın” benim iyi olmam gerekir.” İster altın,zümrüt veya mor rengin şöyle söy

ah kadercim bu yoldan şaşma yeter ki kendi özünde ilerlemeli insan

[10:57:24 PM]Kader Aydın:

Ahu Hocam

> ah kadercim bu yoldan şaşma yeter ki kendi özünde ilerlemeli insan

[10:58:57 PM]Ahu Hocam:admin

Kitabın yüzyıllar öncesine ait olmasına rağmen, günümüzde halen devam eden insan olma arayışının hep var olduğunu, anlam arayışının halen devam ettiğini, sahnenin aynı olup sadece oyuncuların değiştiğini bir kez daha fark edeceksiniz. Kitabın en keyifli tarafı (altını çizmeyi sevenler için) her satırda tekrar tekrar düşünüp, altını çizmek olacaktır. Daha önce okuduğunuz kitaplardan alıntıları not etmek için bir defteriniz yoksa bu kitaptan başlayın not tutmaya. Güzel bir hatıra olacaktır.

[10:59:09 PM]Merve Kart:

Şəhla R

> Biri seni suçlar, senden nefret eder ya da birileri seni in­citecek şeyler söylerse, ruhlarına yakından bak, ne tür insanlar old

İlk paragrafı yaşamıştım.
Bana farklı bir düşünce verdin.
Teşekkür ederim

[10:59:21 PM]Şəhla R:

Ahu Hocam

> ölüm insanı ürpertsede balış açılarımızda gizli her şey

İnsan özündən çox sevdiklərini itirməkdən qorxur çox zaman. Onların yoxluğuna dözə bilməmək ağrıdır insanı. Bu qorxu insanı gerçəkdən ürkdürür. Bununla baş etməyi öyrənmək gərək. Əslində bu baxımdan da bir az sakitləşdirici təsiri var kitabın.

[11:00:25 PM]Ahu Hocam:admin

Şəhla R

> İnsan özündən çox sevdiklərini itirməkdən qorxur çox zaman. Onların yoxluğuna dözə bilməmək ağrıdır insanı. Bu qorxu insanı gerç

bunu mütləq öyrənməliyik. çünki bu qorxu ilə bir insan yaşaya bilməz

[11:00:26 PM]Merve Kart:

Kader Aydın

> Başkaları ne söylerse söylesin ya da ne yapıyorsa yapsın” benim iyi olmam gerekir.” İster altın,zümrüt veya mor rengin şöyle söy

Seçim yapmak bana insan olduğumu hatırlatıyo

Merve Kart

> Seçim yapmak bana insan olduğumu hatırlatıyo

bize irade boşa verilmedi aklınla düşün ve seçimini yap

[11:02:47 PM]Mehmet:

Kitap akıcıydı, altı çizilecek çok yer olduğu için altını çizmekle uğraşmadım 🙂 Atalar sözü gibi, baba nasihatı gibi. Yalnız kitapta mana yönüyle bir çok defa dejavu yaşadım. Kendini fazlaca tekrar etmiş. Kitap biraz daha sadeleştirilebilirmiş.

[11:02:49 PM]Merve Kart:

Ahu Hocam

> bize irade boşa verilmedi aklınla düşün ve seçimini yap

O zaman doğru yoldayım.

[11:03:12 PM]Sultan Seçen:

Merve Kart

> 126.sayfadan yaptığın alıntıya okurken, bazı davranışları sırf başkalarını tatmin etmek için yaptığımı hatırladım. Bı kaç zaman

Bende çok yerde kendimi sorguladım iyiki okuyoruz:)

[11:04:13 PM]Merve Kart:

Sultan Seçen

> Bende çok yerde kendimi sorguladım iyiki okuyoruz:)

İyi ki…
Sorgulama cesaretini gösteriyoruz.:pray::cherry_blossom:

[11:04:49 PM]Экрем:admin

okumak anlamak ve sorgulamak düşünmek için bir sebeb bu kitap çok düşündürdü

[11:04:56 PM]Şəhla R:

Merve Kart

> İlk paragrafı yaşamıştım. Bana farklı bir düşünce verdin. Teşekkür ederim.:pray:

Hamımız zaman zaman təsirlənirik bizi doğru düzgün tanımadan haqqımızda söylənilən fikirlərdən. Haqsız düşüncəylə qarşılaşdığım zaman nə qədər üzülsəm də, onun da səviyyəsi ora qədərmiş düşünür sakitləşdirirdim özümü. Bu fikiri oxuduğumda tam da bu dedim 🙂 buyur, mən təşəkkür edirəm. :pray:

[11:06:04 PM]Şəhla R:

Ahu Hocam

> bunu mütləq öyrənməliyik. çünki bu qorxu ilə bir insan yaşaya bilməz

Mütləq mütləq. Yaşamasaq daha yaxşıdı, ancaq yaşadığımızda da başa çıxmağı bacarmalıyıq.

[11:06:53 PM]Merve Kart:

Şəhla R

> Mütləq mütləq. Yaşamasaq daha yaxşıdı, ancaq yaşadığımızda da başa çıxmağı bacarmalıyıq.

İşte bu kesinlikle aradığım asil kan:heart:
Bana cesaret verdin.

[11

[11:08:19 PM]Ahu Hocam:admin

aslında inanmanın üzerinde çok duruyor eğer içsel yaşam huzurun kapılarını açar epiktetosun bu kitabını bunun üstüne okursanız kesinlikle tavsiye ederim.

Sana imkansız görünen şeyleri yap. Çünkü sol el, yeterince alıştırma yapmadığı için çoğu işte yararsız görünür; oysa birazcık alıştırmayla dizginleri sağ elden daha sağlam kavrar.

Marcus Aurelius

[11:09:18 PM]Merve Kart:

BİR’liğimizin kapısını açan bir kitaptı doğrusu.

[11:09:22 PM]Sultan Seçen:

Ahu Hocam

> aslında inanmanın üzerinde çok duruyor eğer içsel yaşam huzurun kapılarını açar epiktetosun bu kitabını bunun üstüne okursanız k

:+1::+1:

[11:10:33 PM]Ahu Hocam:admin

Merve Kart

> BİR’liğimizin kapısını açan bir kitaptı doğrusu.:cherry_blossom:

:+1:

Eğer biri benim düşündüklerimin veya yaptıklarımın doğru olmadığını ispatları ile ortaya koyarsa onları düzeltir ve o kişiye minnettar olurum. Çünkü hakikati arıyorum ben ve kendini kandırmada, cehalette ısrar edenler haricinde hakikatten hiç kimse zarar görmez.

Marcus Aurelius

[11:10:50 PM]Şəhla R:

Təkrarlar çoxdu, ancaq oxuduqca, xüsusilə sonda insan dönüb özünə baxır və nə qədərinə əməl eləyirəm bunların, nə qədərini tətbiq edirəm öz həyatıma düşünürsən. Yazıçı sanki ideal insan tərbiyə etməyə çalışmış. Əslində bu kitabları təsiri zamanla azalmasın deyə təkrar oxunmalı.

İnsanlar birbirleri için dünyaya gelmişlerdir. Bu nedenle onları eğit ya da katlan onlara. s. 119

Bir də bunu sevmişdim çox

[11:10:53 PM]Fatma Doğanyiğit:

Güzel gidiyor Ahu hocam :+1:. Az önceki ölüm ve sevdiklerini kaybetme korkusu sohbetine yetişemedim. Kitapta bununla ilgili bir yer vardı onu sizinle paylaşmak istedim onu arıyordum. Diyor ki 9. Kitap 40’ ta: Bir adam “Çocuğumu kaybetmesem” diye dua eder. Sense:” Çocuğuöy kaybetmekten korkmasam” diye dua et ve sonuçlarına bak.

[11:11:36 PM]Ahu Hocam:admin

Fatma Doğanyiğit

> Güzel gidiyor Ahu hocam :+1:. Az önceki ölüm ve sevdiklerini kaybetme korkusu sohbetine yetişemedim. Kitapta bununla ilgili bir ye

aa evet bura çok etkilemişti nbeni

Stoacılar, felsefenin hemen hemen her konusuyla, akılla, doğayla, ideal yönetimle uğraştılar ama en çok ahlaka yoğunlaştılar. Onlar mutluluğu toplumsal düzende değil, kişinin iç dünyasında olduğunu savundular. Epiktetos, Seneca, Marcus Aurelius stoacı filozofların başında gelir. Stoa felsefesinin dinamikleri kişinin kendisine yetebilmesi ve bu şekilde erdemli bir hayat sürmesi üzerine inşa edilmiştir. ben bu felsefeyi seviyorum

[11:13:42 PM]Fatma Doğanyiğit:

Ben yaşama uyarlanabilir görmedim. Çünkü bu kadar yüce bir insan olamaz. Aurelius da uygulayamamış bence.

[11:13:46 PM]Merve Kart:

Ahu Hocam

> Stoacılar, felsefenin hemen hemen her konusuyla, akılla, doğayla, ideal yönetimle uğraştılar ama en çok ahlaka yoğunlaştılar. On

Kişinin iç dünyası…
Uçsuz bucaksız bir okyanus…
Önce kendini sev ki etrafına sevgi ver.
Önce kendini tanı ki etrafını tanıyabil.
Önce CAN, sonra CANAN

[11:14:07 PM]Şəhla R:

Fatma Doğanyiğit

> Güzel gidiyor Ahu hocam :+1:. Az önceki ölüm ve sevdiklerini kaybetme korkusu sohbetine yetişemedim. Kitapta bununla ilgili bir ye

Eynən çox gözəldi burası.

[11:14:25 PM]Экрем:admin

hocam stoa felsefesinde önce aynaya bak sonra o aynayı karşındakine çevir der seneca

[11:14:59 PM]Ahu Hocam:admin

mükemmel olma çabamız yok ki sadece içimize yapacağımız bir yolculuk bir keşif önemli olan bu değil mi..

[11:16:28 PM]Merve Kart:

Ahu Hocam

> mükemmel olma çabamız yok ki sadece içimize yapacağımız bir yolculuk bir keşif önemli olan bu değil mi..

Yolculuk :heart_eyes:

[11:16:37 PM]Ahu Hocam:admin

Экрем

> hocam stoa felsefesinde önce aynaya bak sonra o aynayı karşındakine çevir der seneca

aynen hep bu ama biz kendimize bakmadan hep karşımızdaki yargılıyoruz. en çok şikayet ettiğiniz şeylere bakın asıl problemin kendinize itiraf etmediğiniz gerçekler olduğunu görürüz

[11:16:43 PM]Fatma Doğanyiğit:

Aynaya bakarak söylüyorum. Evet doğa iyilik insan olmanın değeri uygulayabildiğimiz kadarıyla uygulamak çok hoş. Ancak bu kadar iyilikten, kin, nefret ve hırısn kötülüğünden bahsederken 22 yıllık hükümdarlığının 19 yolu cephede 8 yılı çadırlarda savaşlarda geçmiş bir ömür sorgulamama sebep oluyor

[11:16:54 PM]Şəhla R:

Hər tərəfli ola bilməsə də, qarşılaşdığımız bəzi problemlərdə yolgöstərici ola bilər az da olsa

[11:17:46 PM]Sultan Seçen:

Ahu Hocam

> aynen hep bu ama biz kendimize bakmadan hep karşımızdaki yargılıyoruz. en çok şikayet ettiğiniz şeylere bakın asıl problemin ken

Evet malesef

[11:18:01 PM]Fatma Doğanyiğit:

Ahu Hocam

> mükemmel olma çabamız yok ki sadece içimize yapacağımız bir yolculuk bir keşif önemli olan bu değil mi..

:+1:

[11:18:12 PM]Sıla Kayan:

Şəhla R

> Hər tərəfli ola bilməsə də, qarşılaşdığımız bəzi problemlərdə yolgöstərici ola bilər az da olsa

katılıyorum daha sabırlı olup çözüm yolu arıyoruz

[11:19:09 PM]Şəhla R:

Saatte üç kez kendini lânetleyen bir insandan övgü bek­ler misin? Kendi kendini memnun edemeyen bir insanı mem­nun etmek ister misin? Ya da hemen hemen her yaptığından ötürü pişmanlık duyan bir insanın kendi kendinden memnun olduğu söylenebilir mi? s. 118


Bu da çox anlamlıydı. İnsana özüylə barışıq olması gərəkdiyini düşündürür.

[11:19:10 PM]Ahu Hocam:admin

Şəhla R

> Hər tərəfli ola bilməsə də, qarşılaşdığımız bəzi problemlərdə yolgöstərici ola bilər az da olsa

kiçik bir yol böyük qapıları açır

Aşağılıyorsun, bizzat kendini aşağı alıyorsun ruhum. Kendini onurlandıracağın zaman gelip geçiyor. Çünkü herkesin tek bir yaşamı vardır ve seninki hemen hemen tamamlandı. Kendine saygı duyan biri değil, diğer insanların ruhlarında kendi mutluluğu arayan birisin.

işte çoğunluğun yaptığı hata bu değil mi mutluluğu hep başkasında aramak

[11:21:59 PM]Fatma Doğanyiğit:

Kendi pişmanlığını dile getiriyor kitapta. Dediğim gibi ömrü cephede geçmiş ve kendini hırsız olarak eleştiriyor da kitapta. sayfa 105 10. Madde ye ve alttaki açıklamaya bakarsanız göreceksiniz.

[11:22:07 PM]Экрем:admin

Ahu Hocam

> işte çoğunluğun yaptığı hata bu değil mi mutluluğu hep başkasında aramak

mutlu olmak için önce kendimiz mutlu olmalıyız hocam yeni nesil hastalığı var şuan mutluluğu aramak gibi

mutluluk aranmaz mutluluk yaşanır ve hissedilir

[11:22:42 PM]Şəhla R:

Eynilə, zatən, insanlar gördükləri çirkinliklər qarşısında o qədər tez yorulur, ruhdan düşür ki, mübarizə aparacaq güc qalmır.

[11:23:43 PM]Sultan Seçen:

Ahu Hocam

> işte çoğunluğun yaptığı hata bu değil mi mutluluğu hep başkasında aramak

Evet aslında mutluluk bizim kendimize olan saygımızda ve özgüven duygumuzda

[11:23:45 PM]Ahu Hocam:admin

Fatma Doğanyiğit

> Kendi pişmanlığını dile getiriyor kitapta. Dediğim gibi ömrü cephede geçmiş ve kendini hırsız olarak eleştiriyor da kitapta. say

i:+1:

[11:25:18 PM]Sultan Seçen:

Экрем

> mutluluk aranmaz mutluluk yaşanır ve hissedilir

Evet yaa evde kalıp canı sıkılan görünce şaşırıyorum insan hiç mi kitap okumaktan zevk almaz anlamıyorum sanki sadece eğlenmek için gelmişler öğrenmek zor geliyor

[11:26:18 PM]Fatma Doğanyiğit:

Экрем

> mutluluk aranmaz mutluluk yaşanır ve hissedilir

Bu düşünceyi aşılamak gerekiyor. Günümüzdeki yaşamlara bakınca her şey kameralar önünde kameralar ardında mutsuzluk. Ders olarak okutulsun:blush::+1:

[

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir